Türk Hemşireler Derneği Genel Merkezinden…

Değerli Meslektaşlarımız,

02 Mayıs 2007 gün ve 26510 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hemşirelik Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun (Kanun No: 5634, Kabul Tarihi: 25/4/2007); 08 Mart 2010 gün ve 27515 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hemşirelik Yönetmeliği ve 19 Nisan 2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hemşirelik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile mesleğimizle ilgili usul ve esasları belirleyen düzenlemeler yıllar süren amansız hukuki mücadelemizin de etkisine rağmen uygun görmediğimiz bazı hususları içinde taşıyacak şekilde yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe girmiştir girmesine, ama yürümekte midir?…

Bu soruya ne yazık ki evet! diyemiyoruz? Bunun çeşitli nedenleri bulunmakla birlikte en başta düzenlemelerin uygulamasında idarenin eylem ve işlemlerinin yanı sıra bazı meslektaşlarımızın mesleki tutum ve davranışları da düzenlemelerin uygulamasında belirleyici olmaktadır. Biz idare unsuru dışında meslektaşlarımızın davranışlarının bu duruma etkisini ele alıyor ve sizinle paylaşıyoruz:

Uygulamalardan bildiğimiz kadarıyla bazı meslektaşlarımızın mesleğimizle ilgili düzenlemelere uygun davranmamakta ısrar etmesi, mesleğin kendisini değil, şahsi faydayı veya içinde bulundukları grubun, topluluğun elde edeceği faydayı ön planda tutmaları bu hususta önemli bir etkendir.

Bu etken hemşirelik gibi çok ciddi mesleki kimlik sorunları olan bir mesleğin sorunlarının çözümü için yapılan hukuki mücadelelerin etkisiz kalmasına ya da yeterince sahip çıkılmamasına neden olmaktadır. Sonuç olarak, bu tutum ve davranışların düzenlemelerle ilgili aşağıda bildirilen sonuçlara ulaşılmasında da payı olduğu kabul edilmelidir;

  • Hastanelerde Baş Hemşirelikler Kaldırılmıştır. Böylece Hemşirelik Kanunu ve ilgili yönetmeliklerin baş hemşirelikle ilgili hükümleri neredeyse işlemez hale gelmiştir.
  • Sağlık Bakanlığı’nda Hemşirelik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kaldırılmıştır. Bu şekilde idare, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında bırakınız tezli yüksek lisans yaparak uzmanlaşan hemşireleri,  bilim doktorası olan hemşire meslektaşlarımızdan hemşirelik için yararlanma yolunu kapatmıştır. Hemşirelikle hiçbir şekilde ilgisi olmayan kişiler, mesleğimizle ilgili çalışmalarda etkin kılınmıştır.
  • Tezli Yüksek Lisans yaparak uzmanlaşan meslektaşlarımız yönetmelikteki yerlerini bulamamış, kadro tahsis edilmemiş, böylece hemşirelik hizmetleri, bu nitelikteki insanların hizmetinden geniş ölçüde mahrum bırakılmıştır.
  • Hemşire temizlik firmalarının işçisi haline gelebilmiştir.
  • Hemşirelik, emeği en az karşılık bulan bir meslek haline gelmiştir.
  • Hemşire, sağlık sistemimiz içerisinde, çalışma yaşamına yönelik tüm insani normların dışında kalmıştır.
  • Hemşirelik      mesleğini herkesin yapabileceği düşüncesiyle, olmadık kişileri hemşire      yapmaya ilişkin akıl almaz tekliflerde bulunanlar olmuştur. Olmadık      kişiler, en karmaşık hemşirelik görevlerinin yürütüldüğü, yürütülmesi      gereken yerlerde hemşire ya da sorumlu hemşire olarak görevlendirilmiştir.      Hatta bunlar hastane baş hemşiresi bile olmuştur.
  • Sağlık Meslek Liselerinden hemşire      yetiştirilmemesi için son bir yıldır verdiğimiz mücadelenin Başbakan’ın 13      Haziran 2012 günü genişletilmiş İl Başkanları toplantısında      söyledikleriyle artık bir hayal olduğunu anlıyoruz. Ne diyor sayın      Başbakan? “  Hemşire açığımız çok      var. Sağlık Meslek liselerinden çok sayıda hemşire yetiştirmeye devam      edeceğiz. Sonra yükseğini de okurlar…”        ( Bakınız AKP sayfası İl Başkanları Toplantısı video)  Meslek lisesi hemşirelik programlarının      kapatılması için 1992’den beri verdiğimiz mücadele,  ilki Mayıs 1995 de ki Yüksek Sağlık      Şurası Kararıyla, ikincisi 2004’de ki hukuk mücadelemizle kazanılmıştı.  Son bir yıldır Sağlık Bakanlığı ve YÖK’e hemşire      sayısının artırılmasına yönelik somut öneriler/ raporlar sunduk.      Toplantılarda dile getirdik. Ne gariptir ki OECD ülkeleri hemşire/ nüfus      sayılarına bilir bilmez sarılan bazı meslektaşlarımız işin arka planını bilmeden      sağlık bakanlığı söylemine uzlaşma / ittifak adına sahip çıktılar. “ Sayı artsın ama, eğitimimiz de      nitelikli olsun” dediler.  Peki      nasıl nitelikli olacak eğitim? UZAKTAN EĞİTİMLE YENİ UFUKLARA MI      AÇILACAĞIZ ?
  • 13 Haziran 2012 günü 28322 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Uzman ve Uzman  Yardımcılığı Yönetmeliği’nde uzman yardımcılığına başvurabilecek lisans bölümleri arasında hemşireliğe spesifik olarak yer verilmemiştir.
  • Hemşireliğin temel eğitimi ile mezuniyet sonrası eğitimi,  alınır- satılır hale gelmiştir.

BU KONULARDA THD NE YAPIYOR?

THD, hamasi söylemlerden, propagandalardan, kırık dökük programlarla göz boyamalardan, pohpohlamalardan, bireysel çıkar ittifaklarıyla var olma biçimlerinden uzak duruyor ve duracak. Çünkü THD, hemşirelik mesleğine, meslektaşlarına ve toplumuna saygılı bir örgüttür. Bu nedenle THD her zaman ki gibi hukuk mücadelesine devam ediyor ve edecek.

Bildiğiniz gibi 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili karşı çıktığımız hususlar bulunmakla birlikte, hukuken Anayasa Mahkemesine itiraz hakkımız bulunmadığı için bu yolu kullanmamız olanaklı olamamıştır. Ana Muhalefet Partisine verilen bu hakkı kullanan CHP Anayasa Mahkemesine başvurdu. Sonucu bekliyoruz.

Son olarak 13 Haziran 2012 gün ve 28322 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Uzmanlığı ile ilgili Yönetmeliği hukuki yönden değerlendirip, gerekli gördüğümüzde hukuki yolları kullanacağız.

Sağlık Meslek liseleri hemşirelik programlarının açılmasıyla ilgili olarak Başbakan’ın konuşmasından sonra ki gelişmeleri izleyeceğiz. Ona göre de hukuki mücadelemizin yönünü belirleyeceğiz.

Bize katılın, bizi destekleyin!

SEVGİ VE SAYGILARIMLA

Prof. Dr. Saadet ÜLKER

Genel Başkan